Konunun Hiç Uzmanı Olmayan Birinden Dolar İçin Çözüm Önerisi

Ekonomi, iktisat ve para politikası gibi konularla ilgili İktisada Giriş-1 dersi dışında hiçbir bilgisi olmayan; bu konularda en fazla marjinal talep eğrisi çizebilen biri olarak Amerikan Doları ve bilumum yabancı paranın Türk Lirası karşısında değer kazanmasına karşı naçizane çözüm önerimi sunmak isterim. Kaldı ki konunun en uzmanlarının bile planları işe yaramıyor, görüyoruz. Önerimi duyunca “hadi len oradan, bunun için mi topladın bizi buraya?” demeyenin aklından şüphe ederim.

dolar

Biliyorsunuz ki doların son bir haftada 1,5 TL artması, geceleri “Allah’ım yarın sabah doları bıraktığımız gibi bulmayı bizlere nasip eyle” tarzı duaların yolunu açtı. Halk da dolayısıyla bu durumdan şikayetçi. E yazar kasa atmak gibi şovlar da eskide kaldığı için halk tepkisini anca sosyal medyadan gösteriyor. Sosyal medyanın huyunu bilirsiniz, her kafadan bir ses çıkar, konuya hakim olan veya olmayan herkes – “Bunlar Amariganın oyunları yiyenim” diyenler hariç –  bir çözüm önerir. 

Konuya hakim olmayan taraftan biri olarak bendeniz Ali, uygulama esnasında bazı ufak talihsizlikler yaşanma riski olan ama uygulama sonunda dolar sorununa kesin çözüm olacak şu öneriyi sunmak isterim: Üçüncü Dünya Savaşı.

Savaş; korku ve sefaletten başka bir şey veremez.

Nazım Hikmet

Evet, Üçüncü Dünya Savaşı. Garip bir teklif olarak bakmayın. İlk iki dünya savaşına biraz göz gezdirirseniz, savaş esnasında ve sonrasında ülkelerin nasıl büyük ekonomik çöküntülerle boğuştuğunu görebilirsiniz. Planlı ve programlı bir çalışmayla en büyük dolar rezervine sahip Amerika, Rusya, Çin, Japonya gibi birkaç devletin arasını bozup bir dünya savaşına sokabileceğimize inanıyorum.

Birinci Dünya Savaşı’nın ekonomik sonuçlarından bahsetme gereği duymuyorum. Çünkü Birici Dünya Savaşı sonunda ülkeler o kadar yıprandı ki savaş sonunda “Tamam, bir gaflete düştük savaştık. Ama halimize bak. İki avuç toprak alalım diye birbirimizi yedik, kazandıklarımız savaş masrafımızı karşılamıyor ağalar. Gözünüzün yağını yiyeyim bir daha böyle şeyler olmasın.” deyip savaştan hemen sonra Milletler Cemiyeti’ni kuruyorlar. Durum o kadar vahim. (Gerçi Milletler Cemiyeti de barışı zar zor 20 sene koruyor ama o şimdi konumuz değil.)

İkinci Dünya Savaşı’na gelecek olursak da; şiddetli çarpışma ve bombardımanlar sonucu Avrupa’da pek çok şehir tahrip oldu. Fabrikalar, limanlar, demiryolları yıkıldı. Dolayısıyla üretim ve ticaret olumsuz etkilendi. Üretim ve ticaretin bu şekilde olumsuz etkilenmesi peşinde neyi getirdi?

  • Savaş sonunda İngiltere ekonomisi iflas etti.
  • Savaş sırasında Avrupa ülkeleri önemli miktarda paralar kaybettikleri gibi 1945-1946’da önemli fiyat artışlarıyla karşılaştılar.
  • Kamu borçlanmaları İngiltere’de üç, Fransa’da dört, ABD’de altı, Almanya’da on (10)(ON) kat arttı.

Fitneci Teyzelerin Rolü

teyzeler
Ekibin gizliliğini korumak için kişilerin yüzleri buzlanmıştır.

Bu konuda, sokak aralarında insanların dedikodusunu, gıybetini yapmayı kendine vazife edinmiş fitneci teyzelere büyük görev düşüyor. Bu teyzeler arasından en fazla yuva yıkmış olanlar seçilerek bir planlama ve organizasyon timi oluşturulmalı; bu tim geçmişte yaşanan tatsızlıklar, güncel tartışmalar gibi her türlü durumu göz önünde bulundurarak bahsi geçen dolar rezervine sahip ülkeler arasına fitne sokabilecek bir eylem planı hazırlamalıdır.

“Bu savaşlar esnasında Türkiye’nin rolü ne olacak? Türkiye bu savaştan etkilenmeyecek mi?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Türkiye Cumhuriyeti olarak fitneyi salıp da savaş çıkınca kaçmış devlet izlenimi vermemek zorundayız. Bunun için her cepheye birkaç yüz asker göndererek günde en fazla bir tane füze sallamak, el bombası atmak, havaya ateş etmek gibi davranışlar sergilememiz gerekir. Bu tekniğin iki temel faydası vardır.

  1. Bizi savaştan kaçmış ülke izleniminden uzaklaştıracaktır. 
  2. Büyük devletler birbirine karşı atom bombası, savaş gemisi gibi büyük silahları harcayıp bitirdiği için askeri güçleri zayıfladığında bizim bu az mühimmat kullanmaya dayalı tutumlu hareketimiz ordumuzu onlar karşısında üstün konuma geçirecektir.

Sonuç olarak; kendi paramızı Dolar gibi yabancı paraların seviyesine çıkaramıyorsak onların parasını kendi seviyemize düşürmemiz gerekiyor. Bunun için de benim önerim Üçüncü Dünya Savaşı’dır. Yapacakları bu savaş ekonomilerini berbat edecek, dolar rezervlerini düşürecektir. Savaş sonucunda bir tarafın ekonomisi batarken başka bir tarafın ekonomisi şahlanacak olursa şahlanan taraf kesinlikle savaş esnasında masraflarını minimum tutan Türkiye olacaktır.

Fitneci teyzeleri göreve davet ediyorum.

İyi günler, iyi akşamlar dilerim.


Devamı Ortahalli‘de!

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir